Doç. Dr. Meneviş Uzbay Pirili

Zeytince derneğimiz ve zeytin okulumuzun benim için anlamını,  önemini  ve her şeyden önce  hayatıma kattığı umudu ve iyiliği “dünya sevgisi” –  amor mundi –  kavramı dolayımında anlatmak isterim.
Dünya sevgisi kavramını  ünlü siyaset ve sosyal bilimci Hannah Arent’in  yazılarından tanıyoruz.   Dünya,  bir yandan içinde yaşadığımız gezegenimiz ve  onun bize sunduğu  tüm olanaklara,  ekolojik sisteme  işaret eder . Ancak aynı zamanda Dünya,  yeryüzünün fiziksel olanakları içinde, insanların birlikte hareket ederek, çok çeşitli ilişkiler ağı içinde oluşturdukları ve hayatlarına anlam kazandıran tüm pratikleri, kurumları, kültürleri de içerir.   Dünya sevgisi yani  amor mundi;   bizlere sunulmuş  olan  fiziksel  doğa ile insanlararası  oluşturulan dünya arasında uyum sağlamayı,  her ikisini de koruma ve özen göstermeyi, sunulmuş olana minnet duymayı   ve Dünya’yı yaşamaya uygun bir yer olarak gelecek kuşaklara aktarma duygusu ve  sorumluluğunu  anlatır.
Amor mundi sadece soyut bir kavram değil, öncelikle bunun  pratikte hayata geçirilebilmesinin olanaklarını içinde barındırıyor.  Yani  gezegenimizi ve   hepimizi ilgilendiren konularda  birlikte düşünmeye, hatırlamaya,  ortak sorunlarımız üzerinde tartışarak çözümler aramaya ve  dayanışma içinde ortak hareket etmeye  olanak tanıyan  kamusal alanın önemini vurguluyor.   Zeytince Derneği,  benim yaşamımda, amor mundinin gerçekleşebilirliğinin önemli yollarından birisidir.
Doğanın sundukları ile uyumlu  yaşam biçimleri önerebilmek ve bunu birlikte düşünüp  eyleyerek  hayata geçirebilmek, içinde çelişkiler barındıran zor bir    süreç elbette.  Bu süreçte,   bir yandan modern yaşam ile geleneksel yaşam; kadim kültür/bilgi ile çağdaş kültür/bilgi ; doğallık ile günümüz teknolojisi arasında var olan çelişkileri sürdürülebilir kılan yaratıcı çözümler bulmak gerekiyor.  Diğer yandan  birbirimizle gerçek anlamda iletişim kurabilmemiz ve dayanışma içinde hareket edebilmemiz için;   her birimizin farklılıklarının ve bezersizliklerinin karşılaştığı,  kimi zaman çelişkilerin  kaçınılmaz olduğu bir ortamda mutlakçılığa ve tek doğruculuğa değil uzlaşmaya  ve çoğulluğa dayalı bir iletişim kültür ve etiğini öğrenmemizi ve geliştirmemizi  gerektiriyor.   Çoğulluk  esasında   gezegenimizin ve doğanın  de ilkesi.   Benim için   Zeytince derneği,  hem  içimizde  hem de dışımızdaki ve  doğadaki çoğulluğu,  zihinsel olarak da  uygulamada da  deneyimlediğim ve öğrendiğim  çok kıymetli   bir yolculuktur.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir